untitled-1

 

Dünyada mevcut bilimler genel olarak Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri olmak üzere üç grupta sınıflandırılabilir. Veteriner hekimliği mesleği; tıp, diş hekimliği ve eczacılık meslekleri ile birlikte bu sınıflandırmada Sağlık Bilimleri kategorisinde yer almaktadır. Sağlık Bilimleri alanında bu mesleklerin oluşturduğu gruba “Paramedikal Meslekler” adı verilir. Bu gruptaki meslekler bir zincirin halkalarına benzetilebilirler. Çünkü bu meslekler insan veya hayvan sağlığına hizmet ederlerken, kendi aralarında da bilimsel-teknik iletişim ve etkileşim içindedirler.

Veteriner hekimliği mesleği 1980’li yıllara kadar paramedikal meslekler arasında yer almasına rağmen; 1980’lerde gelişen teknolojiyle özellikle de teknolojinin biyolojiyle birlikte kullanılmasıyla birlikte “Biyomedikal Meslekler” adı verilen yeni meslek grubunda değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu grup, paramedikal mesleklere ek olarak Biyoloji, Kimya Mühendisliği, Fizik Mühendisliği gibi mesleklerin de dahil edilmesiyle oluşturulmuştur.

Veteriner hekimliği; genelde beşeri hekimlik ile karşılaştırılmaktadır. Bu iki meslek arasında birtakım benzerlikler olduğu gibi farklılıklar da mevcuttur. Örneğin; tıp hekimliği eğitiminde tek bir canlı türü olan “insan” özelinde eğitim verilirken; veteriner hekimliğinde kedi, köpek, kuş, koyun, keçi, inek, at, domuz, sürüngenler, balık, arı, kene gibi çeşitli hayvan türlerine yönelik karşılaştırmalı eğitim öğretim uygulanmaktadır.

Tıp hekimliğinde sadece “insan sağlığı” ön plandayken; veteriner hekimliğinde genelde “hayvan sağlığı”; özelde ise koruyucu hekimlik, sürü hekimliği, halk sağlığı, gıda güvenliği gibi çok çeşitli hizmetler ön planda yer almaktadır. Ayrıca; tıp hekimliğinde özne “insan” ile sınırlı iken; veteriner hekimliğin öznesi hem “hayvan” hem de “insan”dır. Çünkü veteriner hekimler; hayvan hastalıklarında teşhis ve tedavi yapmalarının yanı sıra hayvanların ıslah edilmesi ve verim özelliklerinin arttırılması konusunda da çalışma yaparlar. Veteriner hekimliği mesleğinin ana materyalini oluşturan hayvanlar; sanayi ve teknolojinin de ana materyalini oluşturmaktadır. Dolayısıyla veteriner hekimler; sağlık hizmetlerinin yanında ülke ekonomisine de önemli bir katkı sağlamaktadır. Bir veteriner hekim; çiftlikteki inekten elde edilen sütün peynir, yoğurt, ayran, kefir gibi süt ürünlerine; inek, koyun, keçi gibi geviş getiren hayvanlardan elde edilen etlerin pastırma, sucuk, sosis, salam gibi et ürünlerine dönüştürülmesinde ve bu hayvansal kökenli ürünlerin sağlıklı bir şekilde halkın tüketimine sunulmasında hayati rol oynarlar. Veteriner hekimlerin hizmetleri sadece et ve süt ürünleri ile sınırlı değildir. Örneğin; kümes hayvanlarından elde edilen et ve yumurta; arılardan elde edilen bal; üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde su ürünleri ve balıkçılık; geviş getiren hayvanların yün, yapağı, tiftik ve derileri de veteriner hekimlerin ana materyali olan hayvanların çeşitli ürünlerin olarak insanlığın hizmetine sunulmaktadır. Bütün bu ürünlere ek olarak; veteriner hekimlerin doğada yaşayan vahşi hayvanlar ve bizlerle ortak bir yaşamı paylaşan evcil hayvanların sağlığı, doğal ortamlarında ve refah içinde yaşamaları için verdikleri özverili hizmet de göz ardı edilmemelidir.

İlaç sanayi, kozmetik ürünleri, teknolojik araştırmalar ve sağlık bilimleri araştırmalarında da hayvan kullanımından dolayı veteriner hekimlere büyük ihtiyaç duyulmaktadır. Bu araştırmaların -eğer yapılabiliyorsa- hiç bir hayvan kullanmadan yapılabilmesi; mutlaka hayvan kullanılacaksa hayvanlara en az zarar verilerek; doğal şartları sağlanarak, refah içinde yaşamaları ve insanlığa hizmet etmelerini sağlamak yine veteriner hekimlerin görev, yetki ve sorumluluğundadır.

Veteriner hekimler; bu yönleriyle hem hayvanlara, hem insanlara hem de insanlığa hizmet eden; “sağlık alanı ile tarım alanına aynı anda, aynı değer ve nitelikte hizmet götüren ve bu yapıya sahip tek meslek” olarak tanımlanmıştır.