TARİHÇE

Viroloji Anabilim Dalı, ilk olarak Yüksek Ziraat Enstitüsü (Y.Z.E.) kurulduğunda (1933), Baytar Fakültesi’nin bir bölümü olan, Hayvani Hıfzıssıha ve Bakteriyologia Enstitüsü adı altında Prof.Dr. Karl Beller’in direktörlüğünde eğitim-öğretime başlamıştır. Daha sonra bu enstitünün adı Sağlık Koruma, Bakteriyoloji ve Besin Kontrolü Enstitüsü olarak değiştirilmiştir. 1952 yılında Enstitü;  Bakteriyoloji ve Salgınlar ve  Besin Kontrolü ve Hijyen Kürsüsü olmak üzere iki bölüme ayrılmıştır.

1968 yılında Viroloji Kürsüsü kurulmuştur. 1982 yılında ise YÖK kararıyla Bakteriyoloji ve Viroloji Bilim Dallarından oluşan Mikrobiyoloji Anabilim Dalı kurulmuş, Viroloji Bilim Dalı Başkanlığına Doç.Dr. İbrahim Burgu getirilmiştir. 1994 yılında ise ayrı olarak Mikrobiyoloji ve Viroloji Anabilim Dalları kurulmuş ve Anabilim Dalı Başkanlığına Prof. Dr. İbrahim Burgu devam etmiştir. 2011 yılında Prof. Dr. İbrahim Burgu’nun emekli olmasıyla Prof. Dr. Yılmaz Akça Anabilim Dalı Başkanı olmuştur.

Viroloji Anabilim Dalı’nda evcil memeli hayvanların viral enfeksiyonlarının tanısı, epidemiyolojisi ve patogenezi üzerinde araştırmalar yapılmaktadır.

Anabilim Dalı laboratuvarları günün koşullarına uygun donanıma sahip olup mevcut geniş hücre kültürü koleksiyonu ile memeli viruslarının izolasyon ve karakterizasyonu kolaylıkla yapılabilmektedir. Hemen tüm serolojik tekniklerin uygulanabildiği anabilim dalı laboratuvarlarında, virusların genetik ve morfolojik özelliklerinin araştırıldığı moleküler viroloji laboratuvarı da mevcuttur. Alt yapısı ile Türkiye’de bu konuda öncü konumda olan Anabilim Dalı, araştırma faaliyetlerini çoğunlukla uluslararası ve ulusal araştırma projelerinden sağlanan kaynaklarla yürütmektedir.

Araştırmacı, bilimsel yeniliklere açık, gelişmeleri takip eden yapısının doğrultusunda; hem sahadaki veteriner hekimlerin hem de işletme sahiplerinin viral hastalıklarla ilgili problemlerine çözüm getirmeyi hedefleyen Anabilim Dalımız; veteriner hekimliği branşı dışındaki öğrencilerin (örneğin tıp, diş hekimliği, eczacılık, biyoloji vb.) doktora ve master programlarındaki çalışmalarına da yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

ANABİLİM DALI HAKKINDA

Anabilim Dalımız bünyesinde 6 öğretim üyesi, 5 öğretim elemanı ve 1 idari personel görev yapmaktadır.

Anabilim Dalımız, moleküler viroloji laboratuvarı, seroloji laboratuvarı ve 2015 yılında kullanıma açılan BSL 3+ Laboratuvarı (Seviye 3+ Biyogüvenlik Laboravuvarı), öğrenci dersliği, hücre ve virus arşiv odası, akademik ve idari personel odalarından oluşmaktadır.

Veteriner Lisans programı dahilinde Viroloji I, Viroloji II, Viral Aşılar ve Viral Zoonozlar dersleri akademik personelimiz tarafından verilmektedir. Viroloji Lisansüstü eğitim-öğretim faaliyetleri kapsamında; Sağlık Bilimleri Enstitüsü’ne bağlı olarak eğitim verilmektedir. Kürsümüzde verilen derslerde görsel, işitsel ve konu anlatımlı teorik öğretimin yanı sıra uygulamalı faaliyetler de eş zamanlı olarak yürütülmektedir.

Anabilim Dalımız bünyesinde bulunan ve 2015 yılında kullanıma açılan  “Viral Zoonozlar İleri Araştırma ve Tanı Laboratuvarı (AVZAL)” 2011 yılında kabul edilen Kalkınma Bakanlığı (2011K12022) desteği ile hayata geçirilmiş olup, proje, imalat, donanım ve araştırıcı profillerinin sertifikasyonu Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) normlarında gerçekleştirilen Üniversitemizin önemli bir alt yapısı olma özelliğindedir. Bu laboratuvarda özellikle hayvanlardan köken alan ve halk sağlığı açısından önemli riskler / tehditler içeren bazı viral enfeksiyonlara ilişkin ileri araştırmaların yapılabileceği güvenli bir alt yapı tesis edilmiştir. Güvenli yapının temel özelliği, çalışan araştırıcı ve çevre sağlığı açısından tehdit unsuru olarak kabul edilebilecek her türlü riskin en aza indirildiği bir donanıma sahip olmasıdır. Bu alt yapıda gerçekleştirilecek çalışmalar ile ülkemizde de etkin bir şekilde hüküm sürmesi yanında global (Kuş Gribi, Batı Nil enfeksiyonu) ve bölgesel (Kırım Kongo Kanamalı Ateşi) olumsuz etkileri ciddi düzeyde hissedilen ve meydana getirdiği sağlık sorunları yanında toplumun birçok kesiminde önemli sosyal tedirginliklere yol açan hastalıklarla ilgili olarak temel, tanısal ve prognostik değeri olan bilgilerin üretilmesi hedeflenmektedir.